Miras Hukuku

Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? Saklı Pay, Tenkis ve Miras Davaları

By 15 Eylül 2026No Comments32 min read
Miras paylaşımı, saklı pay ve tenkis için evrak üzerinde ev maketi ve anahtarlar

Miras Hukuku

Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? Saklı Pay, Tenkis ve Miras Davaları

Miras paylaşımı; terekenin belirlenmesi, miras paylarının hesaplanması ve malların anlaşma veya dava yoluyla ayrılması sürecidir. Bu rehberde saklı pay, tenkis, vasiyetname, muris muvazaası ve paylaşım davaları birlikte açıklanmaktadır.

Avukat Fatih Algül

Av. Fatih Algülİstanbul Barosu · Sicil No: 96258

Yayımlandı: 15 Eylül 2026Yaklaşık 14 dakika okuma

Miras paylaşımı, saklı pay ve tenkis için evrak üzerinde ev maketi ve anahtarlar

Bu rehberde

  • Yasal mirasçılar ve pay hesabı
  • Saklı pay ve tenkis davası
  • Vasiyetname ve muris muvazaası
  • Anlaşmalı paylaşım ve dava yolları

Miras paylaşımı, mirasbırakanın ölümüyle açılan terekedeki malvarlığı ve borçların mirasçılar arasında kanuni paylara veya geçerli bir paylaşma anlaşmasına göre ayrılmasıdır. Vasiyetname ya da bağış saklı payı ihlal ederse tenkis; mirasçılar anlaşamazsa paylaşma veya ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. İlk adım mirasçılık belgesi, tereke envanteri ve borçların çıkarılmasıdır.

Kısa cevap: Miras, ölüm anında açılır ve mirasbırakanın malvarlığı ile borçları mirasçılara geçer. Yasal miras payı; mirasbırakanın altsoyu, eşi, anne-babası ve diğer zümre mirasçılarına göre belirlenir. Altsoy ve eş gibi saklı paylı mirasçıların kanunen korunan kısmı, mirasbırakanın vasiyetname veya bağışla serbestçe tasarruf edebileceği bölümü sınırlar. Saklı pay zedelenmişse mirasçı, tasarrufun saklı payı aşan kısmının indirilmesi için tenkis davası açabilir. Taşınmazların paylaşılması konusunda bütün mirasçılar anlaşırsa yazılı paylaşma sözleşmesi ve tapu işlemleri yapılır; anlaşma olmazsa paylaşma veya ortaklığın giderilmesi yolu değerlendirilir. Süreler, görevli mahkeme ve deliller dava türüne göre değiştiğinden, mirasçılık belgesi alındıktan sonra tereke ve işlem tarihleri ayrı bir çizelgede incelenmelidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mirasın açılması, yasal mirasçılık, saklı pay, tenkis ve paylaşma kurallarının temel çerçevesini düzenler. Somut olayda ölüm tarihi, mirasçıların sıfatı ve işlem tarihleri birlikte değerlendirilmelidir.

Miras paylaşımı nedir ve miras ne zaman açılır?

Miras paylaşımı, mirasbırakanın ölümünden sonra terekeye dâhil hak ve borçların mirasçılar arasında özgülenmesi işlemidir. Türk Medeni Kanunu’na göre miras ölümle açılır; mirasçılar, mirasbırakanın malvarlığına ve borçlarına kural olarak mirasbırakanın ölümüyle birlikte geçici olarak elbirliği hâlinde sahip olur. Paylaşım yapılıncaya kadar belirli bir taşınmazın “şu odası” veya “şu parçası” tek bir mirasçıya ait sayılmaz.

İlk işlem, ölüm belgesi ve mirasçılık belgesiyle kimlerin mirasçı olduğunu belirlemektir. Ardından tapu, banka, araç, şirket payı, alacak, sigorta ve borç kayıtları toplanır. Terekenin net değeri çıkarılmadan yalnızca bir taşınmaz üzerinden miras payı hesaplamak yanıltıcı olabilir; çünkü terekenin borçları ve daha önce yapılan kazandırmalar da bazı hesaplarda dikkate alınır.

Yasal mirasçılar ve miras payları

Yasal mirasçılık zümre sistemine dayanır. Altsoy varsa çocuklar eşit mirasçı olur; ölmüş çocuğun payı kendi altsoyuna geçer. Sağ kalan eşin payı, kiminle birlikte mirasçı olduğuna göre değişir. Altsoy bulunmuyorsa ana ve baba zümresi, onların altsoyu ve daha sonraki zümreler gündeme gelir. Evlatlık, mirasbırakanın altsoyu gibi mirasçı olur.

Mirasçı grubuTemel değerlendirme
AltsoyÇocuklar eşit; ölen çocuğun payı kendi altsoyuna geçer.
Sağ kalan eşAltsoy, ana-baba zümresi veya üçüncü zümreyle birlikte mirasçılık durumuna göre pay alır.
EvlatlıkKanundaki koşullarla altsoy gibi mirasçı olur.
Vasiyetle atanan mirasçıTasarruf edilebilir kısım ve saklı pay sınırları içinde hak kazanır.

Kesin pay hesabı için mirasçılık belgesindeki kişiler, ölüm tarihi ve terekenin aktif-pasif kalemleri birlikte incelenmelidir. Mirasçılardan birinin mirası reddetmesi, mirastan çıkarılması veya mirasçılıktan yoksunluk hâli payları değiştirebilir.

Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım

Saklı pay, kanunun belirli mirasçılar için koruduğu ve mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarla ortadan kaldıramadığı miras bölümüdür. Türk Medeni Kanunu’nda saklı payın kapsamı ve oranları mirasçı grubuna göre düzenlenmiştir. Saklı paylı mirasçıların dışında kalan bölüm, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısımdır.

Saklı pay hesabında yalnızca ölüm anındaki taşınmazların toplamı esas alınmaz. Terekenin borçları, önceki kazandırmalar, bağışlar, bazı sigorta ve intifa işlemleri ile kanunun tenkise tabi tuttuğu sağlararası kazandırmaların niteliği araştırılır. Hesaplama teknik olduğundan, dava dilekçesinde ilk tahmini değer ile bilirkişi raporunda belirlenen ihlal miktarı farklı olabilir.

Saklı payın ihlal edildiğini düşünen mirasçı şu sorulara cevap vermelidir:

  • Mirasbırakanın ölüm tarihinde hangi mirasçılar hayattaydı?
  • Mirasçılık belgesindeki yasal paylar nelerdir?
  • Vasiyetname, bağış veya satış görünümündeki işlem hangi tarihte yapıldı?
  • İşlem karşılığında gerçek bir bedel ödenmiş mi?
  • Terekenin tüm aktif ve pasif kalemleri belirlendi mi?
  • İhlal edilen miktar ve öğrenme tarihi hangi belgelerle ispatlanıyor?

Tenkis davası ne zaman açılır?

Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı aşarak saklı payı zedeleyen ölüme bağlı veya kanunun kapsadığı bazı sağlararası kazandırmalarının saklı payı karşılayacak ölçüde indirilmesini amaçlar. Davayı, saklı payı ihlal edilen mirasçı veya mirasçılar açabilir. Saklı payı olmayan mirasçı, sırf yasal miras payı azaldığı için her durumda tenkis davası açamaz.

Tenkis incelemesinde önce tereke belirlenir, net tereke hesaplanır, saklı pay ve tasarruf nisabı bulunur, ardından tenkise tabi kazandırmalar kanuni sıraya göre değerlendirilir. Birden fazla kazandırma varsa hangi işlemin önce tenkis edileceği, işlem türü ve tarihleri dikkate alınarak belirlenir.

Tenkis davası kişisel nitelikte bir dava olup taşınmazın tamamının mirasçılara dönmesini değil, saklı pay ihlalini giderecek miktarı hedefler. Tenkis sonucunda taşınmazın aynen bırakılması veya değerinin ödenmesi, kanundaki tercih ve uygulama şartlarına göre değişebilir.

Vasiyetnamenin iptali ile tenkis arasındaki fark

Vasiyetnamenin iptali; ehliyetsizlik, şekil eksikliği, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırılık gibi nedenlerle vasiyetnamenin geçersizliğinin ileri sürülmesidir. Tenkis ise vasiyetname geçerli olsa dahi saklı payı aşan kısmın indirilmesidir. Bu nedenle iki talep aynı hukuki sebep değildir; somut olayda terditli biçimde, yani önce iptal, kabul edilmezse tenkis şeklinde ileri sürülebilir.

Vasiyetnamenin geçerli olması, saklı pay ihlalini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tersine, vasiyetnamenin şeklen geçerli olduğu kabul edilse bile tereke hesabında saklı payın zedelendiği ortaya çıkarsa tenkis gündeme gelebilir. İptal iddiasında vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki ehliyet ve irade; tenkiste ise ölüm tarihi itibarıyla tereke ve saklı pay hesabı öne çıkar.

Sözleşmesel bir ilişkinin sona erdirilmesinde kullanılan dönme ve fesih ise miras hukukundaki iptal ve tenkis kurumlarından farklı sonuçlar doğurur. Bu ayrım için sözleşmeden dönme ve fesih arasındaki farklar yazısına bakılabilir.

Muris muvazaası ve gizli bağışlar

Muris muvazaasında mirasbırakan, gerçek iradesi bağış olduğu hâlde işlemi satış veya başka bir sözleşme gibi göstererek bir mirasçıyı veya üçüncü kişiyi kayırabilir. Bu iddia, tenkis davasından farklıdır. Muris muvazaasında amaç görünürdeki işlemin gerçek iradeye uymadığını ve tapu kaydının buna dayanamayacağını ortaya koymaktır; tenkiste ise saklı payı aşan kazandırmanın indirilmesi istenir.

İşlemin gerçek niteliği değerlendirilirken satış bedelinin ödenip ödenmediği, murisin ekonomik ve kişisel durumu, taraflar arasındaki ilişki, işlem tarihi, taşınmazın kullanım biçimi ve diğer mirasçılara yapılan kazandırmalar birlikte incelenir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında, saklı pay ihlali iddiası ile muvazaa iddiası aynı olayda farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğinden taleplerin açık kurulması gerekir.

Miras ortaklığı ve taşınmazların paylaşılması

Birden fazla mirasçı bulunduğunda paylaşım yapılıncaya kadar miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti söz konusu olabilir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar belirli paylar üzerinde tek başına tasarruf edemez; tereke malının yönetimi ve devri kural olarak bütün mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektirir.

Mirasçılar anlaşırsa taşınmazlar bir veya birkaç mirasçıya özgülenebilir, diğerlerine para veya başka mal verilebilir. Anlaşma yoksa her mirasçı paylaşmayı isteyebilir. Taşınmazın aynen bölünmesi mümkün değilse satış yoluyla bedelin paylaştırılması veya kat mülkiyetine geçilerek özgüleme seçenekleri somut taşınmazın niteliğine göre değerlendirilir.

Anlaşmalı paylaşım ve paylaşma sözleşmesi

Mirasçıların tamamı, tereke mallarının hangi mirasçıya bırakılacağını yazılı bir paylaşma sözleşmesiyle düzenleyebilir. Taşınmaz içeren işlemlerde tapu ve noter şekli, işlemin niteliğine göre ayrıca kontrol edilmelidir. Bir mirasçının imzası eksikse, belge bütün mirasçılar bakımından bağlayıcı bir paylaşma sözleşmesi oluşturmayabilir.

Anlaşma metninde taşınmazın ada-parsel bilgileri, bağımsız bölüm numarası, değerleme tarihi, denkleştirme bedeli, teslim ve tapu masrafları açıkça yazılmalıdır. Mirasçılardan biri diğerinin payını satın alıyorsa ödeme takvimi, temerrüt hâli ve tapuda yapılacak işlem de belirtilmelidir. Belirsiz veya yalnızca aile içi imzalı notlar, ileride yeni uyuşmazlık çıkarabilir.

Ortaklığın giderilmesi davası

Mirasçılar paylaşma konusunda anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelebilir. Dava, taşınmazın aynen taksimi veya satış suretiyle ortaklığın sona erdirilmesini amaçlar. Taşınmazın niteliği, imar durumu, bağımsız bölüm sayısı, fiilî kullanım ve değer farkları bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Ortaklığın giderilmesi davası, saklı pay ihlalini inceleyen tenkis davasının yerine geçmez. Bir mirasçı “taşınmaz bana az kaldı” diyorsa önce bunun yasal paylaşım sorunu mu, vasiyetname sorunu mu, yoksa saklı pay ihlali mi olduğu belirlenmelidir. Taşınmazın paylaşılması ile muris muvazaası iddiası da aynı davanın konusu olmayabilir; taleplerin hukuki niteliği dava stratejisini değiştirir.

Mirasçılık belgesi ve intikal işlemleri

Mirasçılık belgesi, mirasçıların kim olduğunu ve yasal miras paylarını gösteren belgedir. Belge sulh hukuk mahkemesinden veya şartları oluştuğunda noterlikten alınabilir. Noterlik, mirasçılık belgesini düzenlerken nüfus kayıtlarını ve mirasçılık ilişkisini elektronik sistemlerden kontrol eder; yabancılık, soybağı uyuşmazlığı veya mirasçılıktan çıkarma iddiası gibi durumlarda mahkeme yoluna başvurulması gerekebilir.

Mirasçılık belgesi alındıktan sonra taşınmazların intikali tapu müdürlüğünde, araçların intikali trafik tescil biriminde, banka ve şirket paylarının devri ise ilgili kurumlarda yürütülür. İntikal işlemi mirasın fiilen paylaşıldığı anlamına gelmez; yalnızca mirasçıların kayıtlara geçirilmesini sağlar. Elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece tek bir mirasçı taşınmazın belirli bir payını diğerlerinden bağımsız satamaz.

İntikal başvurularında veraset ve intikal vergisi beyannamesi, ölüm belgesi, mirasçılık belgesi ve taşınmaz bilgileri istenebilir. Vergi beyanı ile özel hukukta miras payının belirlenmesi farklı işlemlerdir. Vergi matrahı veya beyan süresi hakkında güncel oran ve tarihler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmî duyurularından kontrol edilmelidir.

Mirasın reddi ve borçlu tereke

Miras yalnızca malvarlığından değil, borçlardan da oluşur. Borçların malvarlığından fazla olduğu düşünülüyorsa mirasın reddi seçeneği ölüm ve mirasçılığın öğrenilmesi tarihleri esas alınarak değerlendirilir. Mirasın reddi, tereke mallarını kullanma, satma veya borçları ödeme gibi davranışlarla çelişebileceğinden, karar verilmeden önce işlemlerin hukuki sonucu incelenmelidir.

Reddi miras beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır. Süre, mirasçının mirasçı olduğunu ve ölüm olayını öğrendiği tarihe göre hesaplanır; vasiyetname, mirasçılıktan çıkarma, gaiplik veya özel durumlar farklı değerlendirme gerektirebilir. Süre geçirilmişse terekenin açıkça kabul edildiği sonucuna varılıp varılmayacağı somut davranışlara göre incelenir.

Mirası reddeden kişinin altsoyunun mirasçılık durumu da ayrıca kontrol edilmelidir. Bir mirasçının reddi, diğer mirasçıların paylarını ve saklı pay hesabını değiştirebilir. Bu nedenle reddi miras kararı verilmeden önce terekenin banka, icra ve vergi kayıtlarıyla araştırılması önemlidir.

Paylaşımda denkleştirme ve önceki kazandırmalar

Mirasbırakanın sağlığında çocuklarına yaptığı bazı kazandırmalar, yasal paylaşımda denkleştirme hesabına girebilir. Denkleştirme ile tenkis aynı kurum değildir. Denkleştirme, mirasçılar arasındaki yasal payların eşitlenmesini; tenkis ise saklı payı aşan tasarrufun indirilmesini amaçlar. Bir işlem her iki incelemeyi de gerektirebilir, ancak hukuki şartları ve sonuçları farklıdır.

Önceki bağışın denkleştirmeye tabi olup olmadığı; bağışın amacı, mirasbırakanın açık iradesi, mirasçının sıfatı ve işlemin niteliğine göre belirlenir. Tenkis hesabında ise kanunun özel olarak saydığı sağlararası kazandırmalar, tasarrufun tarihi ve saklı payı etkisiz kılma kastı önem taşır. Banka dekontları, tapu kayıtları, bağış senetleri ve mirasbırakanın yazılı beyanları bu ayrımı aydınlatır.

Miras paylaşımında arabuluculuk ve uzlaşma

Mirasçılar, taşınmazın satılması veya bir mirasçıya bırakılması konusunda anlaşmazlık yaşıyorsa, dava öncesinde ihtiyari arabuluculuk görüşmesi yapabilir. Taşınmaz ortaklığının giderilmesi uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı, uyuşmazlığın türü ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınarak kontrol edilmelidir. Her miras uyuşmazlığı için otomatik biçimde aynı arabuluculuk kuralı uygulanmaz.

Uzlaşma metninde hangi malların kime bırakıldığı, denkleştirme bedeli, ödeme tarihi, tapu masrafları, vergi yükümlülükleri, teslim ve ibra kapsamı açıkça yazılmalıdır. Mirasçılardan birinin temsilci aracılığıyla imza atması hâlinde vekâletnamenin paylaşma ve tapu işlemlerini kapsayıp kapsamadığı incelenir. Eksik veya genel ifadeler, anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabilir.

Tenkis hesabında bilirkişi incelemesi

Tenkis hesabı, yalnızca taşınmazın bugünkü rayiç değerinin bulunmasından ibaret değildir. Bilirkişi; ölüm tarihindeki tereke aktifini, borçları, kazandırmanın türünü, mirasçıların paylarını ve saklı pay ihlalini hesaplar. Gizli bağış iddiasında, verilen paranın veya malın ekonomik değerinin hangi tarihe göre güncelleneceği kararın somut olayına göre belirlenir.

Mahkeme raporu yeterli değilse taraflar ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir. Tereke kapsamındaki banka hesapları, başka taşınmazlar veya borçlar araştırılmamışsa hesap eksik kalabilir. Davacı, dava dilekçesinde ulaşabildiği bilgilerle yaklaşık değer gösterebilir; ancak talep sonucunu bilirkişi raporundaki gerçek ihlal miktarına göre açıklığa kavuşturması gerekebilir.

Süre, görevli mahkeme ve dava şartları

Tenkis davasında hak düşürücü süreler, mirasçının saklı payının zedelendiğini ve tasarrufu öğrendiği tarihe; bazı durumlarda vasiyetnamenin açılması veya mirasbırakanın ölüm tarihine göre değerlendirilir. Kanundaki süre ayrımları ve istisnalar nedeniyle tek bir başlangıç tarihi varsayılmamalıdır. Vasiyetnamenin iptali ve mirasın reddi için de farklı süre kuralları vardır.

İşlemSüre değerlendirmesiKritik başlangıç/olay
TenkisKanundaki hak düşürücü süre ve istisnalar uygulanır.İhlal ve öğrenme olgusu, vasiyetnamenin açılması ve ölüm tarihi birlikte incelenir.
Vasiyetnamenin iptaliİptal sebebine ve kanuni düzenlemeye göre belirlenir.Vasiyetnamenin açılması/öğrenme ve sebebin niteliği önemlidir.
Mirasın reddiKural olarak ölümün ve mirasçılığın öğrenilmesinden itibaren özel süre uygulanır.Ölüm ve mirasçı olunduğunun öğrenilmesi.
Ortaklığın giderilmesiPaylaşma hakkı kural olarak sürekli ileri sürülebilir; usul ve arabuluculuk şartı ayrıca kontrol edilir.Taşınmaz ve tarafların sıfatı.

Görevli mahkeme, talebin tenkis, vasiyetnamenin iptali, tapu iptali ve tescil veya ortaklığın giderilmesi olmasına göre değişebilir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi; tüketici, ticari veya aile hukuku bağlantısı bulunan uyuşmazlıklarda özel görev kuralları ayrıca incelenir. Dava açılmadan önce taşınmaz ortaklığının giderilmesi veya başka bir uyuşmazlık için zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı güncel mevzuattan kontrol edilmelidir.

Tereke, borçlar ve delil dosyası

Miras paylaşımında ilk dosya, mirasbırakanın malvarlığı ve borçlarının eksiksiz listesidir. Tapu kayıtları, banka hesapları, araç tescilleri, şirket payları, kira gelirleri, alacaklar, kredi borçları, vergi ve icra dosyaları ayrı başlıklarda toplanmalıdır. Terekeye dâhil bir malın veya borcun gizlenmesi, saklı pay ve paylaşım hesabını doğrudan etkileyebilir.

Başlıca deliller şunlardır:

  • Mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtları
  • Vasiyetname, miras sözleşmesi ve noter kayıtları
  • Tapu kayıtları, satış senetleri ve banka dekontları
  • Bağış veya satış bedelini gösteren belgeler
  • Banka, araç, şirket ve sigorta kayıtları
  • Mirasbırakanın sağlık ve ehliyet durumuna ilişkin raporlar
  • Yazışmalar, tanık anlatımları ve taşınmazın fiilî kullanımını gösteren kayıtlar
  • Bilirkişi tarafından hazırlanan tereke ve tenkis hesabı

Belgenin hukuka aykırı yöntemle elde edilmemesi gerekir. Elektronik mesajların göndereni, tarihi ve bütünlüğü doğrulanmalı; kişisel veriler ve iletişimin gizliliği korunmalıdır. Tenkis hesabında, iddia edilen bağışın gerçek niteliği ve ölüm tarihindeki ekonomik değeri uzman incelemesiyle belirlenebilir.

Miras uyuşmazlığında başvuru dosyası için pratik liste

Başvuru öncesinde şu belgelerin tarih sırasına konulması yararlıdır:

  1. Ölüm belgesi ve vukuatlı nüfus kayıt örneği.
  2. Mirasçılık belgesi ve varsa vasiyetnamenin açılma tutanağı.
  3. Tapu, banka, araç, şirket ve sigorta kayıtları.
  4. Satış, bağış, bakım sözleşmesi ve ödeme belgeleri.
  5. Mirasbırakanın sağlık, ehliyet ve temsil durumunu gösteren raporlar.
  6. Mirasçılar arasındaki yazışmalar ve paylaşım teklifleri.
  7. Tereke borçlarına ilişkin icra, kredi ve vergi kayıtları.

Bu dosya, hangi iddianın hangi delille kanıtlanacağını gösterir. Özellikle mirasbırakanın ölümünden önce yaptığı işlemler için işlem tarihi, gerçek bedel, taşınmazın kim tarafından kullanıldığı ve diğer mirasçılara yapılan kazandırmalar birlikte kayda geçirilmelidir.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımı

Yargı Pro’da yapılan farklı sorgular sonucunda 2026 tarihli kararlar incelendi. Kararlar, miras uyuşmazlıklarında yalnızca vasiyetname metnine değil, işlemin gerçek niteliğine, terekenin tamamına, saklı pay hesabına ve delillere bakıldığını gösteriyor.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5182, K. 2026/3517, 29.06.2026

Karar metni ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar, murisin bakım ihtiyacı bulunmadığını, parmak iziyle işlem yapılmasının irade sorunu oluşturduğunu ve saklı payların zedelendiğini ileri sürmüştür. Daire, resmî akit, murisin sağlık durumu, bakım ilişkisinin gerçekliği ve tanık anlatımlarını birlikte değerlendirerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, her taşınmaz devrinin otomatik biçimde tenkis veya muvazaa sayılmayacağını; bakım sözleşmesinin gerçek amacı ve ifanın somut delillerle incelenmesi gerektiğini gösterir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4842, K. 2026/3400, 22.06.2026

Karar metninde murisin taşınmazlarını vasiyetnameyle bir çocuğuna bırakması, diğer mirasçıların ise korkutma ve hile iddiasıyla vasiyetnamenin iptalini; kabul edilmezse tenkisi istemesi incelenmiştir. Vasiyetnamenin iptali ispatlanmamış, ancak saklı pay ihlali nedeniyle tenkis kabul edilmiştir. Taşınmazı elinde tutmayı seçen mirasçı bakımından TMK m. 564 çerçevesinde değer ödeme sonucu onanmıştır. Karar, geçerli vasiyetnamenin saklı pay sınırını aşamayacağını ve taşınmazın elde tutulması hâlinde değerleme ile tercih hakkının önem taşıdığını ortaya koyar.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2298, K. 2026/3002, 04.06.2026

Karar metninde eş ve yeğenler arasındaki vasiyetname, ehliyet ve şekil iddiaları ile birlikte değerlendirilmiştir. Vasiyetnamenin geçerli olduğu kabul edilmesine rağmen, saklı payın zedelenip zedelenmediği terekenin aktif ve pasifi belirlenerek incelenmiştir. Daire, vasiyetnamenin iptali talebinin reddi ve tenkis talebinin kabulü yönündeki kararı onamıştır. Bu karar, vasiyetnamenin iptali ile tenkis taleplerinin ayrılması ve terekenin eksiksiz hesaplanması bakımından önemlidir.

Bu kararlar somut olaylarına özgüdür. Aynı sonucun başka bir dosyada çıkması; mirasçıların sıfatı, işlem tarihi, belge içeriği, terekenin borçları ve ispat durumuna bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Miras paylaşımı için bütün mirasçıların onayı gerekir mi?

Anlaşmalı paylaşma ve tapu devri için kural olarak bütün mirasçıların katılımı veya usulüne uygun temsil gerekir. Anlaşma yoksa tek mirasçı paylaşma veya ortaklığın giderilmesi yoluna başvurabilir.

Vasiyetname ile bütün malvarlığı tek kişiye bırakılabilir mi?

Mirasbırakan tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbesttir. Saklı paylı mirasçıların payı ihlal edilirse vasiyetname geçerli kalsa bile tenkis talep edilebilir.

Kardeşlerin saklı payı var mı?

Güncel Türk Medeni Kanunu sisteminde kardeşler kural olarak saklı paylı mirasçı değildir. Ancak somut mirasçılık zinciri ve sağ kalan eş/altsoy durumu ayrıca incelenmelidir.

Tenkis davasında taşınmaz geri alınır mı?

Tenkis, saklı pay ihlalini giderecek ölçüde indirim sağlar. Taşınmazın aynen iadesi, paylaştırılması veya değerinin ödenmesi; tasarrufun türüne, tercih hakkına ve mahkeme değerlendirmesine göre değişebilir.

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı satış tenkise tabi olur mu?

Gerçek satış ile bağış görünümündeki işlem ayrılmalıdır. Kanunun kapsadığı sağlararası kazandırmalar ve saklı payı etkisiz kılma kastı varsa tenkis; gerçek irade satış değilse muris muvazaası iddiası gündeme gelebilir.

Miras borçları nasıl paylaşılır?

Mirasçılar, mirasın geçmesiyle tereke borçları bakımından kanundaki sorumluluk rejimine tabi olur. Borçların kapsamı ve mirasın reddi seçeneği, ölüm ve öğrenme tarihleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Örnek olay

Durum: Mirasbırakan, ölümünden kısa süre önce sahip olduğu iki taşınmazı bir çocuğuna vasiyet eder. Geride eşi ve iki çocuğu kalır. Diğer çocuk, kendisine hiçbir mal bırakılmadığını öğrenir.

Değerlendirme: Önce mirasçılık belgesi ve terekenin tamamı çıkarılır. Vasiyetnamenin şekli ve murisin ehliyeti bakımından iptal sebebi olup olmadığı incelenir. Vasiyetname geçerli olsa bile eşin ve çocukların saklı paylarının zedelenip zedelenmediği hesaplanır. Taşınmazların borçları, önceki bağışlar ve diğer malvarlığı kalemleri hesaba katılmadan tenkis miktarı belirlenemez.

Muhtemel yol: İptal sebebi varsa vasiyetnamenin iptali; saklı pay ihlali varsa tenkis; taşınmazın paylaşılması mümkün değilse ayrıca paylaşma veya ortaklığın giderilmesi yolu değerlendirilebilir.

Değişebilecek unsur: Vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte alınmış sağlık raporu, diğer mirasçılara yapılan bağışlar, taşınmazların borçları ve vasiyetnamenin açılma/öğrenme tarihi sonucu değiştirebilir.

Sonuç ve izlenecek yol

Miras paylaşımında doğru dava veya anlaşma yolunu seçmek için önce mirasçılar ve tereke eksiksiz belirlenmelidir. Saklı pay ihlali, vasiyetnamenin geçersizliği, muris muvazaası ve paylaşım uyuşmazlığı birbirinden farklı hukuki sorunlardır.

İlk üç adım şunlardır:

  1. Mirasçılık belgesi ve ölüm kayıtlarını temin etmek.
  2. Terekenin tüm aktif ve pasif kalemlerini tarihleriyle çıkarmak.
  3. Vasiyetname, bağış, satış ve paylaşım belgelerini süreler yönünden incelemek.

Somut olayınızdaki mirasçı sıfatı, saklı pay hesabı, görevli merci ve dava süresi farklılık gösterebilir. Belgelerinizin ve başvuru sürenizin değerlendirilmesi için Algül Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
  2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5182, K. 2026/3517
  3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4842, K. 2026/3400
  4. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2298, K. 2026/3002
  5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu – güncel resmî metinler.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir ve içerik tek başına hukuki danışmanlık oluşturmaz.

Fatih Algül

Av. Fatih Algül, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup İstanbul Barosu’na 96258 sicil numarasıyla kayıtlıdır. Algül Hukuk’un kurucu avukatı olarak hukuki danışmanlık hizmetleri sunmakta ve dava süreçlerini takip etmektedir. Mesleki çalışmalarında her somut olayın özelliklerini, uyuşmazlığın hukuki niteliğini ve müvekkilin ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmeyi esas almaktadır.

Scan the code